Amerika, Genel, Seyahat
Comment 1

Macera dolu Amerika Bölüm 1: Seyahati Planlama

3 haftalık Amerika seyahatimi yazacağım bu yazı dizisine başlamak  uzun zaman aldı. 5 ay sonrasında sonbahardan kalma bir kış gününde dünyada eşi olmayan İstanbul boğazına karşı sessiz bir yerde yazı yazmaya başlamanın zamanı olduğuna karar verdim. Çünkü her seyahat benim için ayrı bir anlam taşıyor, zamanla anlamları olgunlaşıyor. Geri dönüp baktığımda orada geçirdiğim anlarda farketmediklerimi farkedebilir hale geliyorum.

Madem hazırsak macera dolu Amerika yolculuğuna başlayalım !

postcard-usa

Amerika rüyası bizim için balayı tatilini planlamaya başlamamızla oldu. Uzakdoğu, Avrupa derken Amerika’nın doğu yakasını gezmeye karar verdik.

Klasik balayı tanımı dışına çıkarak, tüm ev ve düğün yorgunluklarına meydan okuyarak dolu dolu geçecek bir balayı planladık 🙂 Hatta davetiyelerimiz de bir posta kartı olarak tasarlandı; arka kapağında da balayı rotamıza bir uçak gidiyordu.

img_1667

Tarih seçimi yapmak pek mümkün olmadı ama mevsim olarak iyi bir zamanlama olan Haziranın ilk haftasında uçmayı planladık.

Peki bu 50 eyaleti olan kıtanın neresine gidecektik?

new-york-map-9a7

Başlangıçta 2 hafta planladığımız tatili -sonradan uzatacaktık- nasıl verimli geçirebilirdik?Tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki eğer bir turla gitmiyorsanız bir gezinin en önemli kısmı hele ki uzun soluklu gezilerin kilit noktası bu plandır; o yüzden üzerinde bolca düşünmek gerekir.

Uzun araştırmalarımızın sonucunda, kalbimizin sesini de dinleyerek kararımız Doğu yakası oldu. Rotamız New York, Orlando ve Miami’ydi. Uçak biletimizi New York gidiş Miami dönüş şeklinde aldık. Zaman çok kıymetli; Amerika’da şehirler arası yollar oldukça uzak mesafe olduğu için başladığımız şehre dönerek bir kaç gün kaybetmek istemedik.

New York direk ve aktarmalı uçuşlar mevcut. Bizim tercihimiz direk uçuş oldu. Bunu yapan iki firma var: Türk Hava YollarıDelta Hava Yolları .

Delta ile kişi başı bagaj hakkının 1 olması ve verilen hizmetin beğenilmemesi nedeniyle Türk Hava Yolları kazanan taraf oldu. Türk Hava yollarında kişi başı 2 bagaj hakkı-her biri 23 kg- verilmişti ve bu Amerika’da alışveriş çılgınlığına karışacak ben için harika bir haberdi 🙂 Bagaj hakkı o kadar önemli ki geri dönerken neyi nereye koyacağınızı şaşırıyorsunuz, keşke 3 valiz hakkım olsaydı derken beni anarsınız diye düşünüyorum 🙂

Biletlerimizi adios premium ile yaptığımız bolca yeni ev ve düğün alışverişi sonucu topladığımız puanlarla kampanyaya denk gelerek  6 ay önceden aldık, sanırım bu konuda oldukça şanslıydık. Eğer başınıza bu gibi bir talih kuşu konmadıysa New York direk uçuş biletinizin fiyatı kişi başı t 1800 tl’den başlıyor. Miami direk uçuş biletiniz de 1400 tl’den başlıyor. Business class uçmak isteseniz fiyatlar 2 katı ve üzerine çıkıyor.

Oteller için aceleci davranmaya gerek olmadığını çeşitli kaynaklardan okumuştuk. O yüzden sadece başlangıç noktamız New York’ta ilk 4 gün konaklayacağımız oteli gitmeden 1 hafta önce rezerve ettik. Ayrıntılarını ilerleyen yazılarımda sizlere aktaracağım.

Bu planlamalarımızı yaparken harika bir haber de aldık. NBA finalleri bizim orada olacağımız döneme denk geliyordu. Tabii doğu yakasından bir takımın finale kalması gerekiyordu. Hayatta en çok yapmak istediğimiz şeylerden birine çok yakındık. Sanırım çok dua ettik ve final serisine Cleveland Cavaliers kaldı 🙂

img_4536

NBA Finals 2016 -photo credit:Oğuz Derya Kaplan(Bamm Bamm)

Cleveland’ın New York’a ‘birazcık uzak’ olduğunu öğrenince kısa bir şok yaşadıktan sonra acil durum planlarını devreye sokarak oraya gidebileceğimize karar verdik.

6 ay öncesinden gideceğimiz rota hakkında bloglar, makaleler, gezi kitapları okumaya başladık. Küçük notlar alarak kendi rotamıza başladık. Kendine özel defteri olmayan bir gezim yoktur herhalde. En çok yararlandığım blogların başında maceraların vazgeçilmez kızları oitheblog, seyyah aile gümüş pusula, aynı zaman da gezen bayan çizenbayan ve tracy oldu. Her gezi planlamasının baş aktörleri tripadvisor , ekşi sözlük e de sıkça başvurdum. Gezi kitaplarından dost yayınlarının yeni güncellenmiş New York kitabını kullandım.

img_4407

2016 New York-photo credit:Oğuz Derya Kaplan(Bamm Bamm)

Rotamızı açarsak New York-Cleveland-New York  toplam 9 gün sonrasında Orlando-Miami 5 gündü. Tabi biz gezinin son günlerine doğru bir çılgınlık yapıp geziyi 1 hafta daha uzatana kadar. Son haliyle Orlando 5 gün, Miami de 5 gün oldu. Cleveland’a sadece maç için gidecek 1 gün kalıp gelecektik. Fakat biz giderken maçın tarihi belli olmamıştı o yüzden o geçiş kısmını tam planlayamayıp akışına bıraktık. Washington, beyaz saray vs. ilgimizi çekmediği için bu rotaya dahil etmedik iyi ki de öyle yapmışız. Niagara şelalerine gitmeyi düşündük fakat New York’a araçla 8 saat uzak olması nedeniyle onu da ileri bir zamana bıraktık. E ne de olsa Amerika’ya tekrar gelmek için bir sebep arayacaktık 🙂

Sadece tek bir valiz ve olabildiğince az eşya aldık. Oralarda yaz olduğunu düşünürek accuweather’ı kaile almayarak tüm ince, kısa ve yazlık eşyalarımızı aldık. Hırka bile incecik bir şey almışım başıma geleceklerden habersiz 🙂

Ve iş, ev düzenleme, düğün organizasyonu üçgeninde planladığımız çok beklediğimiz gezinin vakti gelip çatmıştı. Akşam 6’da olan uçağımıza saatler öncesinde havaalanında olup, adım başı güvenlik taramasından geçerek nihayet binmiştik. 11 saat sonra yine aynı günün akşamı saat 10’da New York’ta olacaktık.

Her yolculukta olduğu gibi içim içime sığmayarak, kafamda binlerce düşünce bulutuyla kemerimi bağladım ve işte hazırdım tüm ruhumla. Uçak havalandı ve Türk Hava Yollarının nazik ekibi o andan iniş gerçekleşene kadar sürekli ve harika bir hizmet verdiler. 11 saat nasıl geçti inanın anlamadım. Yemek menüleri zengin ve lezizdi. Yolculuk boyunca 2 film izledim, kitap okudum ve biraz uyudum.

Ve 11 saat geçmiş kaptan anonsu yapıyordu ‘New York John F. Kennedy Havaalanına inişe geçiyoruz’. Ne zaman bilmediğim bir yere gitsem bu anonsu duymaya bayılıyorum. İşte diyorum yeni bir şehir beni bekliyor, yeni bir dünya, bambaşka hayatlar, insanlar… Seyahat tutkusunun bir emaresi olsa gerekUçağın o küçük penceresinden gördüklerimle daha da heyecanlanıyorum. Bu kez o küçük pencereden fazlaca ışıltılı bir şehir beni selamlıyordu. Uyumayan şehir gündüzden daha da aydınlıktı.

Gökyüzünden gördüğüm New York bile beni etkilemeyi başarmıştı.

thumb_img_5746_1024

empire state-2016-photo credit:meltem yıldırım kaplan(pebbles)

Rahat bir şekilde iniş gerçekleştikten sonra uçaktan indik ve bilin bakalım hava nasıldı ? Yağmurlu ve soğuk:) Yaz buralara pek uğramamıştı. Hızlıca bagajı teslim alacağımız yere ulaştık rahat ama doğal olarak kalabalık bir havalimanıydı. Saat itibariyle New York’un trafiğini de hesaba katarak havalimanına yakın bir otel rezerve etmiştik 1 gece için. Çevresinde hilton vb. zincir otellerden fazlaca mevcuttu. Otellerin servisleri vardı fakat bunlara ulaşmak için 5 dolar ücretle airtrain kullanarak havaalanı dışına çıkmak gerekiyordu. Biz de bu şekilde servis alanına gittik ve oradan 5 dakikada otelimize ulaştık.

j-f-kennedy-map

New York’taydık, dünyanın en kalabalık metropalitan kentlerinden birinde. Hayallerin ve özgürlüğün şehrinde uyuyacaktık bu kez. Ertesi güne enerji depolamak için uykuya daldık ama saat 04.00’te gözlerimiz açılmış  ve inanılmaz dinç bir haldeydik. Uyku düşkünü, sabahları alarmı defalarca erteleyen ben bile gün aydınlanmadan hem de saat çalmadan uyanmıştım 🙂

Ve New York bize jetlag ile günaydın demişti. Keşfedilmek için bizi çağırıyordu.

new-york-freedom

DEVAMI Bölüm 2 New York yazısında…

 

This entry was posted in: Amerika, Genel, Seyahat

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

1 Yorum

  1. Geri bildirim: Macera Dolu Amerika Bölüm 3: Orlando | Kaplan'lar Keşifte!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s