Genel
Comment 1

Bir Varmış Bir Yokmuş…Venedik: Tarihi Şehir

Venedik’teki 2. günümüze sabah hava aydınlanırken alarmsız bir şekilde uyanmıştık. Konu gezmek olunca beyin kesinlikle farklı bir şekilde çalışıyor 🙂

img_1063

Foscari Palace Otel iskeleye açılan kapıdan Rialto manzarası

Sıkı bir şekilde giyinip otelin gondol iskelesine indik. Sabah öyle sessiz öyle güzeldi ki Venedik, bir masaya oturup sessizliği dinledik.

dscf0931-kopya

Karşıda Rialto pazarı kurulurken…

dscf0915-kopya

Tatil hiç bitmese bakışı 🙂

Arabaların olmaması gürültü kirliliğini resmen sıfırlamıştı. Kanalda sabahın o saatinde tek tük vaporetto geçiyordu (sabah 05.00’te seferlere başlıyorlar).  Gondolların hepsi de yerlerindeydi. Tam karşıda Rialto pazarı yavaş yavaş açılıyordu.( Pazar hergün açık)

dscf0919-kopya

Rialto köprüsüne doğru…Aziz Mark’ın çan kulesi görünüyor

Otelimizdeki kahvaltıya geçtik. İtalya’da çoğu otelde kahvaltı dahil sistem var. Kahvaltı tabii bir Türk kahvaltısı değil ama değişik çeşit peynirler, domates, meyve ve yumurta çeşitleri, bolca kek ve turta çeşitleri bulunuyor.

dscf0938-kopya

Kahvaltıya ilk inenlerin biz olduğumuz belli oluyordur 🙂

Bir İtalyan gibi sabah Cappuccinomuzu içip kahvaltımızı yaptıktan sonra  geçen gelişimizde sonunu göremediğimiz kuyruk nedeniyle giremediğimiz San Marco Meydanındaki Aziz Mark’ın çan kulesinin açılış saatine yetiştik. Saat 09.45’den sonra açılan kulede çok sıra olmadığını görüp bir “oh” çektik. Nihayet Venedik’i kuş bakışı görebilecektik.

dscf1238-kopya

Aziz Mark Çan Kulesinin bir kısmı, San Marco Bazilikası ve meydan

DCIM100GOPRO

2015’te gopro ile çekildi. Aziz Mark’ın Çan Kulesinin tamamını görebilirsiniz.

Aziz Mark’ın Çan Kulesi‘nin (Campanile di San Marco) Roma döneminde yapılmış ve kentin sembolü yapılardan biri.  98 metre ve sadece bir kanal dışında tüm Venedik’i buradan izleyebiliyorsunuz. 1902 yılında çökmüş ve 1912 yılında yeniden yapılmış haliyle açılışı yapılmış. Gotik döneme ait bu yapının giriş kapısından, kapı kemerlerine kadar dönemin yansımalarını görebilirsiniz.

dscf1060-kopya

Çan kulesi giriş kapısındaki heykel

dscf1058-kopya

Çan kulesinin demir kapısındaki eser

dscf1101-kopya

Çan kulesinin giriş kapısı

Asansörle yukarı çıkmak için bilet 8 euro. 30 euro altında sadece nakit ödeme geçerli. Asansörle yukarı çıktığımızda 4 tane 1’er tonluk çan karşıladı bizi ve teller. Her birinin farklı adları ve farklı çalınma zamanı varmış.

dscf1103-kopya

Çanlar

dscf1098-kopya

Kocamın Venedik’e her defasında aşık oluyorum bakışı 🙂

Tellerin arasından Venediği görmek biraz zor oldu tabi. 360 derece her yerden güzeldi bu şehir. San Marco meydanında oraya buraya koşanlar, deniz üzerindeki vaporettolar ve tarihi şehir.

dscf1076-kopya

Çan Kulesinden San Marco Meydanı ve karşıda San Giorgio Maggiore

dscf1074-kopya

San Giorgio Maggiore adası

dscf1066-kopya

Venedik Manzarası

Çan kulesinin hemen karşısında Museo Correr yer alıyor. Museo Correr, Museo Archeologico ile birleşmiş.

dscf1069-kopya

Çan Kulesinden Venedik manzarası

dscf1062-kopya

Çan kulesinden Venedik manzarası

dscf1068-kopya

Guidecca

dscf1095-kopya

Çan Kulesinden Venedik manzarası

Buraya çıkıp en az yarım saat şehri izlemenizi öneririm. Ama saat başında çan çalmadan kaçın, yoksa kısa bir duyma kaybı yaşayabilirsiniz 🙂 Çanlardan sadece biri aktifmiş; hepsi olsa nolur bilemiyorum. Çan çalmasına 2 dakika kala aşağı indik. Sıra kuyruğunun sonu yine görünmez olmuştu. Tam zamanında girip çıkmıştık.

dscf1059-kopya

Aziz Mark’ın Çan Kulesi girişinden, solda Doge’s Palace

dscf1052-kopya

Doge’s Palace

Bir önceki yazımda ayrıntıları ile anlattığım San Marco Bazilikası nı daha önce ayrıntılı bir şekilde gezmiş olduğumuzdan dolayı vakit kısıtlılığından dolayı tekrar ziyaret etmedik.

dscf1244-kopya

San Marco Bazilikası ve Karnaval

Kulenin tam karşısında Doge’s Palace’ı ( Palazzo Ducale) pas geçtik.  Bu sarayın içinden çok dışı ilgimi çekiyor. Geç gotik dönem sarayın dış kısmındaki detaylarda göze çarpıyor. Salonu dünyada deniz manzaralı en büyük oturma salonunu da içinde barındırıyor.

DCIM100GOPRO

Doge’s Palace

Diğer bir önemli özelliği Ahlar Köprüsü ( Ponte di Sospiri) ile hapishaneye bağlanıyor olması.  Sarayın kanala bakan tarafında Venedik sembollerinden gondol iskelesi var. Karnaval zamanı maskeli, kostümlü insanlar daha çok San Marco ve bu bölgede toplanıyor ve manzarayla harika fotoğraflar yakalanabiliniyor. Birçok tv’de buradan karnaval boyunca yayın yapıyor.

dscf1138-kopya

Solda sırayla Doge’s Palace, Ahlar köprüsü, Hotel Danieli

dscf1147-kopya

San Marco Meydanı kıyısında gondollar

dscf1134-kopya

San Marco’da karnaval

dscf1135-kopya

San Marco gondol iskelesi

Ahlar köprüsü daha önceki karnavalda yürünemeyecek kadar kalabalıktı ama bu sefer daha sakindi.

dscf1153-kopya

Ahlar Köprüsü

Yine de köprüyü görebilmek ve fotoğraf çekmek için biraz beklemek gerekiyor. Bu köprünün adını şair Lord Byron vermiş.

Mahkumlar hücrelerine gitmeden o güzel Venedik’i son kez buradan görürlermiş ve böyle telkin edilirlermiş.

dscf1180-kopya

Ahlar Köprüsünü gören köprüden Venedik manzarası

Köprünün biraz ilersinde romantik pembe rengiyle Hotel Danieli bulunuyor. The tourist filminin çekildiği otel ve Venedik’in en güzel otellerinden biri.

Artık bir kahve içmenin zamanı gelmişti ve bunun için adresimiz uzun zamandır kahve içerken aklımıza gelip özlemle bugünü beklediğimiz dünyanın en eski kafelerinden 1720’den bu yana hizmet veren Cafe Florian’dı. Casanova, Goethe, Charles Dickens ve daha bir çok sanatçı ve ünlü isim buranın müdavimlerindenmiş.

dscf1230-kopya

Caffe Florian

San Marco meydanında bulunan kafe her zaman dolu oluyordu ki gittiğimizde de sadece bir masa boştu tabii hemen kaçırmadık. Burasının göz alıcı ışıklandırması, ‘beni ye’diye seslenen tatlıları ve nostaljik halini sevmemek mümkün değildi.

dscf1220-kopya

Tatlı vitrini

Bir de karnaval zamanı  kostümlü insanları arasında otururken 18. yüzyıldaymış gibi hissetmek en güzel tarafıydı. Kafede oturma sistemi karşılıklı ve mermer sehpalar bulunuyor. Servis yapan görevliler kar beyazı takımlarıyla harika görünüyorlardı. Fiyatlar ortalamanın üzerindeydi. Normalde 2-3 euro’ya içebileceğiniz kahve fiyatları burada 10 euro civarıydı.

dscf1189-kopya

Menü ve Mermer sehpa

dscf1217-kopya

300 yıldır hizmet veren böyle özel bir yer için normal aslında. Benim tercihim sade ve naneli çikolatadan yapılan Casanova oldu. Burada çokca takılıp güzel kadınları tavlayan Casanova’yı unutmamışlar yani 🙂

dscf1193-kopya

Casanova

Çikolata sevenler benim gibiler için çikolataya doyuracak bir içecekti. Yanında festivale özel yapılan fritelliden söyledik.

dscf1192-kopya

Fritelli

Kremalısına bayılıyorum ama ilk kez denediğim Burano’daki pastanede yediklerimi daha lezzetli buldum.

dscf1198-kopya

Cafe Florian, kalabalık zamanlarda pek kitap okuyup vakit geçirilecek bir yer olmasa da sakin zamanlarda kitap okuyup daha sessiz bir zaman geçirilebilir.

dscf1201-kopya

Tatlı vitrinine son bir kez daha bakıp vedalaşarak buradan ayrıldık.

dscf1225-kopya

Florian’dan sonra 2. adresimiz ilk gittiğimde daha keşfedilmemiş eşsiz bir kitapçı, sahaftı. Libreria Acqua Alta kitapçısı Castello’ya yakın Santa Monica Formosa’da yer alıyor. BBC tarafından dünyanın en güzel kitapçıları arasında gösterilen kitapçıya, San Marco’dan 15-20 dakikada yürüyerek, tarihi sokakları keşfede keşfede bizim gibi gidebilirsiniz.

dscf1280-kopya

Santa Monica Formosa

dscf1282-kopya

dscf1248-kopya

Daracık Venedik sokakları

Sokağın tam köşesinde de bir maske atölyesi var. 2 yıl önceki gibi aynı yerde camın kenarında aynı sanatçı maskelerini boyamaya devam ediyordu.

dscf1285-kopya

Maske boyayan sanatçı

Dışarıda takvim karpostalların bulunduğu küçük bir kapıdan giriş yapılıyor. Bu sefer keşfedilmiş olduğu için turist kalabalığı dışarı kadar taşmıştı.

dscf1322-kopya

Libreria Acqua Alta

dscf1286-kopya

Libreria Acqua Alta

İçeri girdiğimizde iyot kokusu karşıladı bizi. Bir de kasanın sahibi oturuşuna sahip iki ponçik kedi olmalıydı ama bu sefer yoktular:) Binlerce kitap, dergi, yüzlerce plak yığınlar halinde yerleştirilmişti.

dscf1289-kopyadscf1290-kopya

dscf1292-kopya

Bu kitapçının adını Venedik’teki suların yükselmesi anlamına gelen Aqua alta’dan alıyordu. Kanalın kenarında yer alan ve bu su basması ihtimali her zaman olan kitapçıyı özel kılan da sahibi Luigi’nin kitapları korumak için küvet ve gondola doldurmuş olmasıydı.

dscf1297-kopya

Kanala açılan kapısına da bir okuma köşesi yapmışlar. Burada 2 yıl önceki festival sırasında kostümlü birini çekme şansı bulmuştum.

11001838_10152542328071256_2195916747064914662_n.jpg

2015 Venedik Karnavalından…

dscf1301-kopya

dscf1304-kopya

Benim için en özel yeri ise küçük avlusundaki eski ansiklopedilerden yapılmış merdivenler. 2 yıl sonra tekrar aynı yerde aynı pozu verip fotoğraf çekindik hemen, tabii biraz sıra bekledikten sonra.

1939979_10153106835013276_4806209549310531072_n.jpg

2015-ben

dscf1315-kopya

2017- yine ben 🙂

IMG_6626.JPG

2015

dscf1319-kopya

2017

Kitap fiyatları da kitabın özelliği ve yılına göre değişmekle beraber 1 Euro’dan başlayıp 150-200 Euro’ya kadar çıkabiliyor. Venedik’te bu özel kitapçıya mutlaka zaman ayırmanızı öneririm. Buna değecek emin olun.

Buradan ayrılıp maskeli-kostümlü insan kalabalığı arasından faniniye ulaştık.

dscf1275-kopyadscf1271-kopyadscf1267-kopya

DCIM100GOPRO

GOPRO

Geleneksel bir yer olmasa da pizza için iyi bir tercih. Dilim pizza fiyatları 3.80 euro’dan başlıyor. Lezzeti ortalama ama çok rağbet gören bir yer. Diğer önerebileceğim bir pizzacı da pizzeria cip ciap.

dscf1266-kopya

Venedik’in en büyük köprüsü Rialto’yu selamladık. Üzerine çıktığınızda kalabalıktan yer bulabilirseniz nefis bir kanal manzarası sizi bekliyor olacak. Köprü üzerindeki özellikle hediyelik eşya satan yerlerden uzak durun çünkü sadece turist avcılığı yapıyorlar.

Gün akşama dönerken Venedik Karnavalı’nın ilk günü olduğunu hatırlatırcasına maskeli insanlar çoğalmış ve akşamki açılışa hazırlanıyorlardı. Artık bizim de otele dönüp bu görkemli geceye hazırlanmamız lazımdı.

dscf1250-kopya

dscf1265-kopyadscf1051-kopyadscf1260-kopya

Venedik Karnavalı tüm ayrıntılarıyla gelecek yazıda olacak. Takipte kalın! Mutlu kalın!

Serinin diğer yazılarıBir Varmış Bir Yokmuş…Venedik: Genel bilgi, ulaşım, konaklama

This entry was posted in: Genel

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

1 Yorum

  1. Geri bildirim: Bir Varmış Bir Yokmuş… Venedik: Venedik Karnavalı |

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s