Amerika, Seyahat
Comments 3

Macera Dolu Amerika Bölüm 3: Orlando

New York’ta dolu dolu başlayan Amerika gezimize daha sakin ve yaz tatili modunda devam etmek için Orlando’ya geçtik.

1eb6effb82257cf3b22412611aab0998

New York’tan Orlando’ya araba ile yaklaşık 15 saatlik yol olduğu için uçakla gitmeyi tercih ettik.  Jet Blue Havayollarından biletlerimizi aldık. Amerika içi uçuşlar John F. Kennedy Havalimanından değil de daha çok Queens’te bulunan La Guardia Havalimanı’ndan kalkıyordu. Bu havalimanına gitmek için New York’ta Times Square’de  kaldığımız Citizenm Otel’den taksiyi tercih ettik. Hintli taksiciyle bol bol sohbet ederek yarım saatte 30 dolara havalimanına ulaştık. Havaalanında valiz teslimi biraz zor oldu çünkü sınır 50 pound yani 22.68 kg’dı ve bu sınırı aştığımız için tekrar valizlerimizden birşeyler çıkarmak zorunda kaldık. ‘The City Beautiful’ olarak adlandırılan Orlando göller ve bataklıklardan oluşuyordu. Uçuş sonunda Orlando’ya kuş bakışı baktığımda ‘Aman Tanrım hayatımda hiç bu kadar göl görmemiştim’ dediğimi hatırlıyorum. 2 buçuk saatlik uçuş sonunda Orlando Uluslararası Havalimanına varmıştık.

IMG_5847 kopya

Havalimanından kiraladığımız araçla booking üzerinden 3 gün yer ayırttığımız Otel Staybridge Suites Orlando Lake Buena Vista ‘ya doğru yola çıktık. I-Drive (İnternational Drive) üzerinden Lake Buena Vista’ya gps yardımıyla kolayca vardık.

lbv

New York’tan sonra Orlando çok acayip gelmişti bana. Çünkü hava sıcaklığı 10 derece daha yüksek, her yer yemyeşil, devasa yollar ve kutu kutu binalar vardı. Otelimizi Buena Vista Gölü etrafında seçmemizin sebebi tema parklarına yakın olmasıydı. Böyle bir seçim yapmamıza rağmen hiçbir parka gitmediğimizi de belirteyim 🙂

IMG_5867 kopyaIMG_5869 kopya

Yol üzerinde sıklıkla alışveriş merkezlerine rastladık. Alışverişimizin büyük kısmını  9’u büyük olmak üzere çok fazla alışveriş merkezi bulunan Orlando’da yapmayı planlamamız çok yerinde bir karar olmuştu.

Otelimizde çok sempatik ve tecrübeli bir resepsiyon ekibi bizi karşıladı. Otele giriş ve oda verilmesi için parklarla ilgilenen birim bize ayrıntılı bilgi verdi. Otelden parklara belli saatlerde ücretsiz servis mevcuttu ve seçimlerinize göre indirim uygulanabiliyordu. Otoparkı, havuzu olan geniş bir alana yerleşmiş otel çok rahat, ev gibiydi. Geniş bir mutfak, salon ve yatak odasından oluşuyordu. Özellikle çocuklu aileler için harika bir yerdi. Parklara yakın olması nedeniyle otelin olduğu bölge çok tercih edilen bir yerdi.

IMG_5849 kopya.jpg

Tabii  bu güzel şehrin küçük korkutucu bir yanı vardı o da timsahlar. Timsahların doğal yaşam alanı olan Orlando’da timsahlar her an her yerde karşınıza çıkabilir ve onlara zarar vermeniz yasak. Biz gitmeden 2 gün önce de Disneyland’ta maalesef küçük bir çocuğu annesinin elinden kapmıştı. Bu yüzden özellikle göllerin etrafına çok yaklaşmamanız ve uyarılara dikkat etmenizi öneririm. Biz Orlando’daki gezimiz süresince hiç timsaha rastlamadık ama etraftan çok fazla hikaye duyduk ve çok fazla kertenkeleye rastladık. Ama yok ben timsahları merak ediyorum, onlarla haşır neşir olup adrenalininiz tavan yapsın istiyorsanız; güvenli olduğu söylenen Everglades Timsah Parkı’ndaki turlara katılabilirsiniz.

Otelimize yerleştikten sonra yakındaki 24 saat açık bir marketten alışveriş yaptık. Oldukça büyük ve bolca çeşit ürün barındıran markette en çok ilgimi çeken şey çeşit çeşit marka portakal suyuydu. Ülkemizde olmayan 5 litrelik portakal suları vardı. Çünkü burası portakal bölgesinin merkeziydi. Plakalarının sembolü bile portakaldı.

IMG_5889

Ertesi gün otelimizde kahvaltı dahil sistem olduğu için küçük bir kahvaltı sonrası şehri turlamaya başladık. Toplu taşımanın yaygın olmadığı şehirde eğer sadece parklara gitmeyecekseniz kesinlikle araba kiralamanızı öneririm. Alışveriş hakkımızı buraya saklamıştık ve bugünü de alışverişe ayırdık. Orlando Premium Outlette birçok markanın devasa mağazalarını bulduk. The Florida Mall’da ise lüks markalar bulunuyordu. Aynı zamanda içerisinde Apple mağazası da bulunuyor. Orlando’da çoğu eyalete göre vergi daha düşük olduğu için apple alışverişinizi buradan yapmanızı öneririm. Best Buy’ın Millenia Mall’daki şubesine gittik; elektronik alışverişi için bu mağazayı tavsiye ederim. Best Buy’un Orlando’nun çeşitli yerlerinde 5 tane daha mağazası da bulunmakta. Günün sonunda Millenia Mall’da bulunan The Cheesecake Factory’e uğradık. Oturacak bir yer olmadığı gibi kasada uzun bir sıra vardı. O uzun sırayı bekleyerek yıldönümlerine özel yapılan bol çikolatalı ve frambuazlı cheesecake’ten birer dilim paket yaptırıp otelimize döndük.

Ertesi gün üniversiteden yakın arkadaşım bana ulaştı ve artık burada yaşadığını öğrendim. Onunla oturduğu şirin sitede buluştuk.

IMG_5908 2IMG_6128 kopya

Bize günlerdir özlediğimiz Türk kahvaltısını hazırlamışlardı.

IMG_5920 kopya

Dünya küçük dedikleri bu olsa gerek. Bu hoş karşılaşma sonrası hep beraber Orlando’yu keşfe başladık. Parklara gitmeyi planlamıştık ama onlarla vakit geçirmek hepsinden daha keyifli geldi. Ve 3 günlük Orlando planımız bir anda 5 güne uzadı. Hatta 2 günlük Miami planımızı da 4 güne uzattık. Artık Orlando’da 4 arkadaş keyfimizce bir tatil yapıyorduk. Şef arkadaşımız Fırat’ın önderliğinde Orlando’da mükemmel lezzetler tatma şansı bulduk. 

Maggiano’s Little Italy’nin International Dr. üzerindeki Orlando şubesine gittik. Adından da anlaşılacağı gibi bir İtalyan restaurantı olan mekanın loş ışıkları ve mobilya seçimiyle romantik bir ambiyansı vardı.

IMG_5911 kopya

 Kareli kırmızı masa örtüleriyle Amerika’da bir İtalya restaurantı havası yaratıyordu. Bizim gibi 4 veya daha fazla kişi iseniz ‘family style’ set menüden tercih etmenizi öneririm. Kişi başı 33.95 dolara olan menüden başlangıç, salata, makarna, ana yemek ve tatlı çeşitlerinden 2’şer seçim yapıyorsunuz.

IMG_5923 kopya

Bu menünün en önemli özelliği de bir diğer aşamaya geçmek isteyene kadar bittikçe aynı yemeğin yenisi gelmesi. Yani doymama imkanınız yok. Ayrıca yemeklerin lezzeti de harikaydı. Orlando’da bir akşam yemeğini burada yemenizi tavsiye ederim. 

Ertesi gün Universal stüdyolarına gitmeye karar verdik. Arabamızı parkın otoparkına park edip tam bilet sırasına girdik ki yağmur yağmaya başladı. Orlando’nun bir anda başlayıp çılgınca ıslatan yağmuru bu sefer dinmek bilmiyordu. Park aşkıyla yanıp tutuşan birçok kişi yağmurluklarını giyip yağmura aldırış etmeden  gezmeye başlamışlardı. Fakat biz bu halde gezmek istemediğimiz için bilet almadan 30 dolarlık otopark parasını ödeyip arabamızı alarak buradan ayrıldık. Eğlence parkına ilk ve son gelişimiz buydu. Bir daha gelmek için bahanemiz olsun istedik 🙂

IMG_6026 kopyaIMG_6019 kopyaIMG_6022 kopya

Wonderworks’un bilim müzesini ziyaret ettik. Orlando dışında Amerika’nın 5 farklı yerinde bulunan bilim müzesini dışarıdan tanımanız çok kolay çünkü ‘ters ev’ olarak inşaa edilmiş.

IMG_6177 2 kopya

Evin dışında da içinde de herşey ters düzenlenmişti. İçeride ise deprem, elektrik çarpması, tornado gibi felaketleri simülasyonla yaşayabiliyorsunuz. Bilet fiyatı ise 30 dolar.

IMG_5928 kopyaIMG_6168 kopya

Hemen yakınında ise yakın zamanda yapılan ‘Orlando Eye’ ın önünde hatıra fotoğrafları çektik. Birkaç gün önce Orlando’da gerçekleşen gece kulübü katliamı nda ölenler için dönmedolap rengarenk ışıklandırılmıştı.

IMG_6214 3 kopya

Aynı gece Mango’s Tropical Cafe’ye gittik. Miami’deki şubesi ile ünlenen mekanda dans şovları yapılıyordu. O gece 2 kat keyifliydi aynı zamanda NBA final maçı oynanıyordu ve son dakikalarını dev ekranda izleyip, Cleveland’ın şampiyonluğunu kutladık. Rezervasyonsuz gitmemenizi öneririm. 

IMG_6043 kopyaIMG_0086 kopya

IMG_6040 kopya

Ertesi gün Tampa’da bulunan pudra şekeri kumu ve mavi-yeşil denizi ile ünlü Amerika’nın en güzel plajları arasında gösterilen Clearwater Beach’e gittik. Araba ile Orlando’ya 2 buçuk saat uzaklıkta yer alan Clearwater Meksika Körfezinde yer alıyor.

650a350359db35759a168f2cc7b7aba4IMG_5930 kopya

Plaj etrafında bir çok otopark vardı ama genelde doluydular. Boş yer bulunca hemen park edip makinadan kalma süremize göre ödeme yaptık. Köpek balığı vakaları çokca duyulduğu için uyarıları kulak ardı etmemek gerekiyor. Biz korkudan genelde kıyıda vakit geçirdik. Okyanus suyu termal suyu gibi sıcaktı. Köpek balığı olmasa keyifle açılıp yüzerdim.  Eğer vaktiniz olursa dillere destan gün batımını da kaçırmayın derim!

IMG_5934 kopyaIMG_5998 kopyaIMG_5985 2 kopyaIMG_5941 kopyaIMG_5978 kopyaIMG_5995 kopya

Orlando’daki 5. ve son günümüzü ise downtownu gezmeye ayırdık. Kahvaltıda Florida’da tam 24 şubesi olan Keke’s Breakfast Cafe’nin Conroy Road’taki şubesine gittik. 07.00 ile 14.30 arasında hizmet verilen mekanda içerideki kalabalığın yanısıra dışarıda 1 saattir bekleyen bir kalabalık vardı üstelik kapanışa 1 buçuk saat kalmıştı. Biz de Doctor Phillips Boulevard’ta yer alan şubesine gittik. Nihayet yer bulabildik ve omlet, pankek ve waffledan oluşan menüsünde ben tercihimi waffle’dan yana kullandım. 

IMG_6228 kopyaIMG_6156 kopya

Downtownda  Orlando Magic stadı etrafında gezindik. Şehir merkezinde katliam sonrası hüzün hakimdi. Her yerde anma törenleri yapılıyor, teröristler lanetleniyordu.

IMG_6185 kopyaIMG_6179 kopyaIMG_6187 kopya

IMG_6193 kopyaIMG_6196 kopyaIMG_6195 kopyaIMG_0161 kopya

Starbucks’a uğrayıp downtown gezimizi sonlandırdık.

IMG_6255 kopya

Ertesi gün arkadaşlarımızla zor da olsa vedalaştık ve Miami’ye doğru yola çıktık. 

Orlando bana Amerika’yı sevdiren bir şehir oldu, timsahları ve kertenkelelerini saymazsak 🙂

IMG_7018.JPG

Serinin diğer yazıları:

Macera dolu Amerika Bölüm 1: Seyahati Planlama

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York -Brooklyn

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York-Williamsburg

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York -Manhattan Bölüm 1

2016 NBA Finalleri… Cleveland Cavaliers-Golden State Warriors maçına doğru

Macera Dolu Amerika Bölüm 2: New York-Manhattan Bölüm 2

This entry was posted in: Amerika, Seyahat

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

3 Comments

    • Bizim seyahatimiz 1 yıl önce gerçekleşti. Türk hava yolları ile New York’a direk uçtuk 11 saat dönüşte de direk Miami’de n 13 saat sürdü. Yolculuklar çok rahat geçti. Eğer korkunuzu yenebilirseniz bence gidebilirsiniz. Fiyatlar ise yüksek. Biz 3 haftalık tatilimizde çok ekonomik davranmamalıdır. Özellikle Miami’de fiyatlar yüksek. Avrupa’ya kıyasla konaklama çok yüksek fiyatlarda. Bir de New York dışında toplu taşıma gelişmemiş, araç kiralamak gerekiyor onun fiyatları da Avrupa’ya göre yüksek. Yemek sektörü ise değişken. Ama kesinlikle değer. Hala o tatilimi özlüyorum.

      Beğen

  1. Geri bildirim: Macera Dolu Amerika Bölüm 4: Miami | Kaplan'lar Keşifte!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s