Avrupa, Seyahat
Yorum Yapın

Aşıklar Şehri Roma’nın Diğer Yakası: Trastevere

Roma’da Tiber Nehri’nin diğer yakasına geçmeden Roma’yı görmüş sayılmazsınız.‘ sözüne kulak vererek Trastevere yollarına düştük. Monti bölgesinden bindiğimiz otobüs ile yaklaşık 25 dakikada Trastevere’ye vardık ve Piazza di Bocca di Verita‘da indik. 

Nehrin öte yakasına nazaran buradaki hava çok daha farklıydı. Buradaki binalara bakınca tarihi yapılarından ziyade eski, kırık-dökükhalleri ilk göze çarpan şey oluyor. Fakat yaşanmışlık hissinin ön planda gördüğümü söyleyebilirim.

DSCF0110 kopyaDSCF0100 kopya

20. yüzyıldan önce dışlanmışların yaşadığı bir bölge olan Trastevere, 20.yy’ın başından itibaren sanatçıların ve bohem yaşayan zenginlerin bölgesi haline dönüşmüş.

DSCF0133 kopyaDSCF0129 kopya

 

Ferzan Özpetek’in de yaşadığı yer olan Trastevere’nin daracık sokaklarında ilerlerken onun da bu sokaklardan nasıl ilham aldığını anlayabiliyordum. 

DSCF0103 kopya

Santa Maria Meydanı‘na geldiğimiz de Trastevere’nin kalbine gelmiştik. Küçücük meydanın her yanında bir sokak sanatçısı vardı. Havada uçan renkli su baloncukları ile beraber müzisyenlerin ezgileriyle tam bir şenlik yeriydi. Roma’daki çoğu meydanda olduğu gibi burada da restaurant ve kafeler vardı. Aperol spritz’lerini yudumlayan turistler etrafı izliyorlardı. 

DSCF0105 kopya

SANTA MARİA MEYDANI

DSCF0162 kopya

SANTA MARİA MEYDANINDA GEZİNİN SONU YORGUNLUĞUYLA BEN 🙂

DSCF0132 kopya

Meydana adını veren Santa Maria Bazilikasının restorasyon işlemlerinden dolayı dış kısmı örtülüydü fakat ziyarete açıktı. 3. yüzyılda yapılan bu küçük bazilikanın içi beklentimin çok üstünde güzeldi. Diğer Roma kiliselerinden farklı bir mimariye sahipti Roma’nın ilk Hristiyan ibadethanesi olan bazilikanın içinde İstanbul’da Bizans ustaları tarafından mozaik döşemeler yer alıyordu. 

DSCF0140 kopya

SANTA MARİA BAZİLİKASI 

Burayı da gezdikten sonra Trastevere sokaklarında kaybolarak bölgenin en iyi fırınlarından biri olan La Renella fırınını bulduk.

DSCF0120 kopya

LA RENELLA FIRINI ÖNÜNDE ACIKANLAR 🙂

İtalyanların ve bizim vazgeçilmezimiz pizza çeşitlerinden seçtik. Pizzalarımızı yerken açık mutfakta pizzaların nasıl yapıldığını da izleyebildik. Fazlaca çeşit bulunuyordu. Fakat lezzet olarak aradığımı bulabildiğimi söyleyemem. Kabaklı pizzası inanılmaz tuzluydu. Fiyat/performansa bakılarak atıştırmak için iyi bir seçenek.

DSCF0124 kopyaDSCF0121 kopya

Trastevere sokaklarını arşınladıktan sonra Tiber nehrinin diğer kıyısına geçmek için Ponte Sisto‘ya geldik.

DSCF0171 kopya

TİBER NEHRİ VE PONTE SİSTO

Köprüden gün batımı manzarası harikaydı. Floransa’da bir Michelangelo tepesinden gün batımını izlemek gibi olmasa da yine de güzeldi. Roma’nın aşırı turistik bir şehir olmasından dolayı çok çok sevemedim. 

DSCF0175 kopya

PONTE SİSTO ÜZERİNDEN GÜN BATIMI MANZARASI

Ponte Sisto‘dan yürüyerek kaldığımız yere dönmeye karar verdik. Yol üzerinde her adımda bir tarihi eserle karşılaştık desem yeridir. Fotoğraf çekerken otele dönmemiz akşamın geç saatlerini buldu.

DSCF0183 kopyaDSCF0186 kopyaDSCF0196 kopya

DSCF0207 kopya

PİAZZA VENEZİA 

Yemek içinse neyseki kaldığımız otelin karşısında harika bir deniz ürünleri restaurantı bulduk. Sa Tanca Crostaceriada şansımıza yer bulabildik.

Restaurantın girişinde masamıza alınmadan önce beklerken prosecco ikram edildi. Romantik-gotik tarzda dizayn edilmiş restaurantı çok sevdim. Menüye gelecek olursak deniz ürünleri sevenler için tam bir cennet. İki tadım menüsü bulunuyor ve birinde ‘raw style‘ sevenlere yönelik ürünler vardı.

Tadım menüsü porsiyonları öyle büyüktü ki yarısından sonraki kısmı sadece tadabildik. Özel bir yemek planlıyorsanız Roma’da bu mekanı öneririm.

Roma’daki son günümüzde Aziz Petrus Bazilika‘sına gittik. Metro ile Vatikan durağında indik ve yürüyerek bazilikaya ulaştık.

DSCF0082 kopya

 

Sabah 10 gibi ulaştığımız için yine giriş sırası uzadıkça uzamıştı. O yüzden girmekten vazgeçtik ve bazilikanın çevresinde dolaştık. Bazen Papa pencereye çıkıp vaaz veriyormuş ama bizim olduğumuz sürede Papa’ya denk gelemedik.

DSCF0076 kopya

AZİZ PETRUS BAZİLİKASI AVLUSUNDA BİTMEK BİLMEYEN GİRİŞ SIRASI

DSCF0072 kopya

Aziz Petrus’un terasından Roma manzarasını göremesek de karşısındaki sokaktan görülen Aziz Petrus Bazilikası manzarası harikaydı. 

DSCF0080 kopya

AZİZ PETRUS BAZİLİKASI

Bazilikadan ayrılarak Roma’dan eve götüreceklerimizin alışverişini yapalım dedik. Şarap almak için Fahri Gedizin önerdiği Enoteca Costantiniye gittik. Aradığımız herşeyi bulduğumuz mahzenden mutlu bir şekilde ayrılıp son kez Roma sokaklarını turlayarak havaalanının yolunu tuttuk.

DSCF0089 kopyaDSCF0091 kopya

Havaalanına tren ile gittik. Çok rahat bir şekilde ulaştık. Taksi seçeneğini ise çok fazla valizi olanlar öneririm.

Venedik, Floransa, Siena ve Roma’yı kapsayan bu kış gezimizde benim favorimi sorarsanız; Floransa derim. Ama kalbim Venedik’te.

Yeni keşiflerle görüşmek üzere!

Serinin diğer yazısı: Vatikan ve Aşıklar Şehri Roma

 

This entry was posted in: Avrupa, Seyahat

tarafından

1988 yılında sarı bir sonbahar günü doğdu. 40 günlükken yaptığı ilk şehirler arası seyahat sonrası gezme aşkı da onunla birlikte büyüdü. Ailesiyle yaptığı uzun keşif dolu yolculukları ile ‘keşfetme’nin dayanılmaz güzelliğinin farkına vardı. İnsanı ‘keşfetmek’ için tıp fakültesini bitirdi. Çocukların enerjisi ile genç kalabilmek için çocuk doktoru olmaya karar verdi. Hayatını birleştirdiği Oğuz Derya ile birlikte ‘keşfetme’ye devam ederken tecrübelerini paylaşmak için bu blogta yazılarını yayınlamaya başladılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s